3 Mart 2009 Salı

unoyla pasta

kreması: 4 su bardağı süt 12 çorba kaşığı toz şeker 4 çorba kaşığı un 1 su bardağı finduk yarım limon kabuğu rendesi yarım paket margarin muz krema malzemelerinin hepsini soğuk olarak karıştırıp,kısık ateşte devamlı karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim.arada bir kaymak tutmaması için karıştırıp soğumasını bekleyelim.daha sonra üç katlı uno pastabanımızın her katına döşeyelim.ayrıca her katına muz dilimleri ve finduk serpelim.en üstünüde güzeeelce krema ile kaplayalım.süsleme malzemelerini arzuya göre değiştirebiliriz,tabiki kremayıda ister hazır,ister kendi yaptığınız başka bir tarif olabilir:)uno pastabanlarla kendi pişirdiğim pandispanyalardan güzel sonuç alıyorum uğraşmaya da deymiyor:)ben böyle yaptım.

25 Şubat 2009 Çarşamba

geç kalmış sobeeee

canım hülya'cığım http://buramburam.blogspot.com/ tarafından sobelenmiştim,geçte olsa arkadaşımdan özür diliyorum ve cevaplarımı veriyorum.Tikkat,tikkaaat.... *yaptığın 4 iş:(sanırım severek yaptığım) -yemek yapmak -ders çalışmak ve çalıştırmak(oğluma) -temizlik yapmak -bloğumla ilgilenmek(herkes gibi) *defalarca izleyebileceğin 4 film -titanik -orjinal hababam sınıfı filmleri -cesur yürek -sabrina(1954 yapımı olan) *izlediğim 4 tv prpgramı -avrupa yakası - saba tümer'in programı -bir bulut olsam-(daha ilk bölümünü izleyip tam puan verdim devamına bakmak lazım) -bazen yarışma programları *en sevdiğim 4 yemek -karnıyarık ve tüm patlıcan yemekleri -yoğurt ve sarımsak soslu kızartmalar -zeytinyağlılar -su böreği *hemen şimdi olmak istediğim 4 yer -eşim ve çocuklarımla kafamı dinleyeceğim güzel bir yer (tanıdık başka kimse olmayacak biraz bencilce ama)

*bir yağmur damlası olsam nereye düşmek isterim

-bir damla suya ihtiyaç duyan bitkilere

-aşkıma

-çocuklarıma

*ve mimlediğim 4 kişi

-bu mimin üstünden biraz zaman geçtiği için kim cevaplamamış bilemiyorum arkadaşcağazlarım.isteyen cevaplasın.hülyacığıma teşekkür ediyorum.

22 Şubat 2009 Pazar

patatesli börek

5 tane yufka haşlanmış patates(ben haşladığım patatesi aynı zaman da soğan ve salçalı kavurdum) biraz peynir nane yufkaların içine sürmek için: 2 yumurta bir bardaktan biraz az süt biraz sıvıyağ tuz yapılışı: 1 tane yufkayı açıp tamamına yumurtalı karışımdan sür harçtan gezdir ve rulo yap,diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayıp tepsiye diz.kalan yumurtalı karışımı ya da sadece yumurta sarısı isteğe göre böreğimizin üstüne sür ve fırına ver.180 derece de pişir üzeri kızarıncaya kadar pişsın.çıtır olması için fırından hemen çıkar yumuşak olmasını istiyorsan üzerine başka bir tepsi kapat.daha sonra mı?afiyetle ye... ben çok severim kendilerini anneciğim bana hep kendi elleriyle açıp yapar bu böreği ama annemi bulamadığım zaman ve çok aklıma düşmüşse bu böreği hazır yufka ile yapıyorum aslında orjinali ellle açılır.ben hamuru elle açıp büyültemiyorum.eh napıym bu da benim beceriksizliğim.yufka açmaktan başka tüm hamur işlerini bilirim ama valla bak:))))))

15 Şubat 2009 Pazar

oldu en sonun da oldu bim bam bom

Benim de bir ödülüm oldu bim bam bom... canım asiye(http://asiyeninmutfagi.blogspot.com/) ablam bu ödüle beni de layık görmüş ona teşekkür ediyorum. ---seni ödüllendiren arkadaşının linkini vermek ---bu ödülü 7blog sahibine link vererek göndermek ---seçtiğin blog arkadaşlarını aldığı ödülden haberdar etmek. bunlar da bu ödülü aldıktan sonra yapmam gerekenlermiş.ödülü tüm blog arkadaşlarıma kalbimden gönderdim zaten.hepiniz iyiki varsınız kendime de aferin diyorum iyiki blog açmışım ve sizler gibi arkadaşlara sahip olmuşum diye:))HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM ve kurallar gereği bende 7 arkadaşıma gönderiyorum daha önce aldılarsa da ikinci bir ödülleri olur fena mı? sevgili nilüfer http://nlferhob.blogspot.com/ sevgili http://bloggersofrasi.blogspot.com/ sevgili funda http://defneylebirlikte.blogspot.com/ sevgili http://limonlukek.blogspot.com/ sevgili taze anne özlem:)))) http://mutfaktayimm.blogspot.com/ sevgili capon http://yolunneresindeyim.blogspot.com/ sevgili smilena http://smilena-smilena.blogspot.com/ BU ÖDÜL TÜM KALBİMLE TÜM ARKADAŞLARIMA GİTSİN TÜM BLOG ARKADAŞLARIM MUTLU VE HUZURLU BİR ÖMÜR GEÇİRSİNLER HAYAT ARKADAŞLARI İLE.....TÜM GÜZELLİKLER SİZLERİN VE SEVDİKLERİNİZLE OLSUN....

13 Şubat 2009 Cuma

sıcak poğaçaya geeeeeeeell:))

malzemeler: -1,5su bardağı ılık süt -bir paket yaş maya -2 çay kaşığı tuz -1 tatlı kaşığı şeker -2 yumurta birinin sarısı üzerine -1 bardak sıvı yağ -aldığı kadar un -yoğururken kullanmak üzere yarım bardak kadar sıvı yağ iç malzemesi: arzuya göre kıymalı yapılacaksa kapalı poğaça olmalı kıyma kuruyor çünkü,açık olacak sa peynirli maydanozlu harç yapılışı: mayayı ılık süt ve şeker karışımı ile kabartıp diğer malzemeleri ekle,yumuşak bir hamur elde edip yoğurma esnasında sıvı yağ ilave et,hafif yağlı bir dış görünümünde olan hamuru mayalanmaya bırak.hamur kabarıp mayalanın ca bezeler koparıp elle şekillendir ve şekildeki şekli ver:))nasıl cümle ama. afiyetler olsun yapanlara.şekerlere benden sevgiler:)))))))))))

5 Şubat 2009 Perşembe

tatlı ve mimmmm

halleyli pastanın başka bir versiyonu bu da. Hatırlarsanız daha önce tepsi de yapıp yayımlamıştım sizler için. 1 tane halleyi bıçakla küçük karelere bölüp kaselerin içine koyuyoruz.Üzerine hazırladığımız krem şantiyi koyup hafif karıştırıyoruz daha sonra ister çikolata sosu ister çikolatalı puding pişirip koyuyoruz ben puding tercih ediyorum.üzerini fındıkla süsleyip ikramdam önce buzdolabında bekletiyoruz.pratik ve leziz bir tat.tavsiye ediyorum arkadaşlar.afiyet olsun. VEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE Gel gelelim mimeeeee:-------------:)))

bu mimi ilk gördüğüm de çok hoşuma gitmişti konusu,biri beni mimlese de cevaplasam diyodum.sevgili arkadaşım http://snmzmutfak88.blogspot.com blog sahibi arkadaşıma sevgilerimi yolluyorum ve mimini cevaplıyorum zevkle:

  1. yakınınız da bulunan ilk kitabı alın
  2. 161.sayfayı açın
  3. 5.cümleyi okuyun
  4. blog sayfasına yazın
  5. en güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin,yakınınız da bulunan ilk kitabı alın.

şu anda bilgilerine sık sık başvurduğum bir kitap var başucumda,epeydir orda, arasıra başka kitaplar okusamda o, yerini kimseye vermedi çoook zamandır.Prof.Dr.Ahmet Maranki'nin Yaşam Enerjisi adlı kitabı.Ahmet Maranki hakkın da daha çok bilgi için bu siteye uğrayıp bilgilerinden sizler de yararlanın .http://www.maranki.com/ 161.sayfa da kozmik beslenmenin önemi ile ilgili maddeler var.5.cümleyi değil 5.maddeyi yazmak istiyorum müsadenizle:

Suyu,severek,"O'nun adıyla"isteyerek içersek kozmik boyutu değişir."kozmik su"olur.

3 Şubat 2009 Salı

biz pıras diyoruz siz pırasa

zeytinyağlı ve pirinçli pırasayı sanırım bilmeyen yoktur.onun için anlatmıyorum:)) özel istek üzerine yayımlamış bulunmaktayım.diyet yemeği olarak az yağlı olarak yapılıp yenilebilir efendim kendileri... çocuklarımda bende bazı yemeklerde kısaltmalar yapıyoruz bunun adı pıras mesela.kompostonunki kompos, daha biçok ad var aklıma gelmiyo şu an.pırasa kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden biri,böereğide güzel olur ayrıca etlisini de yaparım arasıra ama zeytinyağlısını daha çok seviyorum.yaparsanız afiyet olsun.

14 Ocak 2009 Çarşamba

ben geldimmmm...pizza yapmaya gitmiştim:-)))

yorgunum nedensiz bir yorgunluk benimkisi sebebini bilmiyorum belki hayatın üç kağıtçılığı belki sevda belki hiç bişey sadece yorgun.

canlar ben geldim hepinizi çok özledim:-)

ben pizzası:-)

pizza hamuru: yarım paket yaşmaya bir tatlı kaşığı tuz bir tatlı kaşığı şeker bir bardak sıvıyağ yarım kg un biraz su ve süt yapılışı: kulak memesi kıvamında bir hamur yapılır büyüklüğü size kalmış tek kişilikse tabak büyüklüğünde açılması yeterli.ister üstü kapalı ister açık isteğe göre yapılabilir. sos:bir yemek kaşığı salça biraz su ekleyip ketçap kıvamına getirin bir domates rendesi,biraz fesleğen,bir tutam baharatlı çeşni,kekik,köri,çok az sıvı yağ tüm malzemeyi bir taşım kaynatıp hamuru bununla sıva,daha sonra da üstüne istediğin malzemeyi serip fırına ver.AFİYET OLSUN.

28 Aralık 2008 Pazar

yorgun&yoğun

canım arkadaşlarım o kadar yoğunum ki bu aralar bilgisayarın başına oturacak vakit bulamıyorum desem yeridir:))oğlumun ödevi için oturmuşken Ayşegül arkadaşımın nerelerdesin yazısı beni harekete geçirdi ve bu yazıyı yazmak istedim. nedense bu aralar gelen giden çok,aklıma da temizlik yapmayı koydum gündelik işlerimi yapasım gelmiyo zorla yapıyom zaten.Yarın öbürgün büyük temizlik yapacam kış ayında bu da neyin nesi demen sakın,benim aklıma eser öyle bazen yeni bi eşya alacağım zaman daha çok olur bu:))oğlumun performans ödevi zımbırtısı var daha 3.sınıfa gidiyor bence tek başına altından kalkabileceği bir ödev değil güya araştırmaya yöneltiyolarmış mış çocukları sankim üniversite öğrencisi tez hazırlıyo dersiniz.ah ah tıkandım haaaaa:)çooook yorgunum çoook yoğunum bedenim durduğu zaman beynim yoğun ne bilem işte eyle bu aralar beden ve zihin dolu.... neysem canlar bekleyin beni anacım gene gelcem.hepinizi seviyorum yorgunluksuz yorgunsuzluk diliyorum size:))

18 Aralık 2008 Perşembe

patates böööreği

canlar sizlere,ikindi çaylarında, pazar kahvaltılarında beğenerek yediğimiz patates böreğini sunuyorum.)sıcakken kahvaltı masalarınızı süsleyen bu börek çocuklarımız içinde çok besleyici;çocuğunuz yemediği şeyleri bu börek sayesinde anlamadan yiyebilir.benim oğluşum pişmiş havuç hiç sevmiyor ama bu böreğin içinde olduğunu bile anlamıyor.bazı çocuklar peynir yemez,maydonoz yemez hatta patates yemeyen bile yiyebilir bence...gelelim malzemelere: -4 büyük patates -3 havuç -2 su bardağı un -2 adet yumurta -1 su bardağı süt -1 su bardağı ufalanmış beyaz peynir -1 paket kabartma tozu -yarım su bardağı sıvı yağ -yarım demet maydanoz -yarım demet dere otu -yarım demet nane -1 çorba kaşığı kuru fesleğen -tuz,karabiber,susam gelelim yapılışına: patates ve havuçları küçük küpler halinde doğrayın(ben robota bütüüüüün malzemeyi atıp hepsini kek kıvamında çırpıyorum patates havuç ne varsa hepsi kendinden geçiyo akılları başlarından çıkıyor:))) içine kabartma tozu karıştırılmış unu,yumurtaları sütü,peyniri,sıvıyağı,ince kıyılmış maydanoz dereotu,karabiber ,tuz ve fesleğeni katın.iyice karıştırarak hamur elde edin,yağlanmış fırın tepsisine hamuru dökün üzerine susam serpip 200 derece fırında üzeri kızarana dek pişirin. ben sizin yeriniz de olsam--da olmasam da robotlu tarifi seçerim hem tertemiz,hem kolay, hem malzeme karıştığı için içindekiler pek anlaşılmıyor ama lezzet hıımmmmm nefis.lezzet kaybı yok.ben böyle yaptım.yaparsanız afiyet şeker olsun efendim.sevgiler herkese..

12 Aralık 2008 Cuma

ah nerede vah nerede!...

Her bayramda nedendir bilinmez, çocukluk yıllarında yaşadığımız ve tattığımız bayram sevinçlerinin ve coşkusunun tadını hiç unutmayarak “nerde o eski bayramlar” diyerek derin bir ah çeker ve geçmişe olan özlem duygularımızı dile getiririz. Acaba bayramlar mı güzelliklerini yitirdi yoksa biz mi bayram sevinçlerimizi? Hatırlıyorum da günlerce önce başlardı bayram heyecanı evlerimizde. Bayram alış-verişleri yapılırdı. Yemekler, tatlılar hazırlanırdı günler öncesinden. Herkesin bayramdan bir beklentisi olurdu. O bayramlarda herkesin birbirine verecek mutlaka bir şeyleri de olurdu. Büyükler ziyaret edilir, küsler barışırdı o bayramlarda. Çocuklar için bayram yeni ayakkabı ve elbise, şeker ve harçlık anlamına gelirdi. Neşe ve coşkuyla beklenirdi bayram sabahları. Hele birlikte yenen bayram yemeklerinin tadı hala damaklarımdadır anılarımda kalsa da. Millî ve manevi değerlerden yoksunluk, göçler, hızla devam eden sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimler gibi birçok unsur, kültürel yapımızın bozulması, aile yapımızın zayıflamasına neden olduğundan artık bayramlarda eski heyecan ve coşku yaşanmıyor. Bayram denince artık parası olan çoğu insanın aklına tatil amaçlı yapılan geziler geliyor. Herkes bir yerlere gitme telaşında. Beş yıldızlı oteller bu bayramları bekler oldular. Bayramların gerçek amacı yaşanmıyor ama insanlar güzel tatil anılarıyla dönüyorlar. Birde hala o bayram coşkusunu içinde taşıyan ve geride bıraktığımız büyüklerimiz, yaşlılarımız var. Eski alışkanlıklarını sürdürerek hazırlanırlarsa bu bayrama ne gelenin, ne gidenin olduğunu gördüklerinde düşünebiliyor ve anlayabiliyor musunuz hüzünlerini. Her şey çok geç değil. Gelin yeniden o eski bayramların coşkusunu birlikte yaşayalım. Yine çocukları sevindirelim. Gözleri yolda bizleri bekleyen büyüklerimizin kapı zillerini çalalım, ellerini öpelim, sevindirelim, gönüllerini alalım. Komşularımızla, akrabalarımızla bayramlaşma şansını kaçırmayalım. Ne dersiniz, beklide bize hala bayram harçlığı vermek isteyenler olacaktır!.. “Ne kadar söz varsa da düne ait Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN bu bayram ve tüm bayramlarınız eski bayramlar lezzetinde olsun.

4 Aralık 2008 Perşembe

kış türlüsü

yhaf hiç fırsat bulamıyom bilgisayar başına oturmaya,sayfamı yenilemessem arkadaşlarım beni unutur diye geldim:))herkeşlerin sayfalarına bakmaktan benim sayfama vakit kalmıyo valla...sizlerin bloglarını gezmek bana tarif yayımlamaktan daha zevkli geliyor.Hımm neysem tarife geçeyim gerçi bu yemeği bilmeyen yoktur ama olsun ben yazayım adet yerini bulsun geleneği bozmamak adına:-) malzemeler: 2büyük soğan 2 tane patlıcan 3 tane patates 2 havuç 4-5 diş sarmısak yarım kilo kadar et Yapılışı: etleri kuşbaşı doğrayıp güveç kabının en dibine diz,soğanı iri doğrayıp yay,havuçları halka şeklinde doğrayıp soğandan sonra koy.pişme sırasına göre koyduğumuz sebzelere patlıcan ve patatesi de doğrayıp ekle,bu arada sebzelerin arasına tuz serpmeyi ve sarmısak koymayı da unutmayalım.en son bir bardaktan biraz az salçalı su ve yağ ekleyip ağzını kapayalım güvecimizin.45 dakika sonra servise hazır.(istenilen sebzelerle yapılabilir tabiki,bamyalı,bezelyeli,fasülyeli aklıma gelmiyor şimdi ama çeşitler çoğalabilir.)ben böyle yaptım yapanlara afiyetler olsun efendim...

28 Kasım 2008 Cuma

ben doğdum ingaaa:))

bugün benim doğum günüm kasımın yirmi sekizi otuz beş yıl önce gözlerimi açtığım ve ölüme biraz daha yaklaştığım gün... zaman nasılda akıp gidiyor daha dün gibi ilkokul yıllarım yakalık taktığım ve önlük giydiğim o günler daha dün gibi... hatırlıyorum da çocukken nede çok mutluydum üşüyen bedenimi saracak bir annem mahallenin çocuklarını şikayet edecek bir babam ve can arkadaşlarım vardı. ve birde ölümüne mahalle kavgaları... kanayan ve yaralanan yanımızdı bizi ayakta tutan ve birde yüreğimiz. ne kimseye verilecek hesabım nede ezilen bir yüreğim vardı... doğruya ozamanlar her şey hesapsızdı hesapsızdı arkadaşlıklar hesapsızdı dostluklar ve hesapsız çocukça sevdalarım vardı benim... bu gün doğum günüm kasımın yirmisekizi yani yaş 35 yani boran yani tufan yani kavganın tam ortası............................. bu yazı alıntıdır.emek hırsızı değilim ben.şaire saygılar.:)) çok çok şey geldi aklıma bu şiirle birlikte,yani çocukluğum,yani hayatımdan kesitler,yani mutluluk,yani hüzün,yani yokluk-yani varlık,YANİ HER ŞEY..... beş kardeştik biz.sıcak ve küçük yuvada beş küçük civ civ.genelde çok varlıklı geçmezdi hayatımız ama kimseye verilecek hesabımızda yoktu şairin dediği gibi...bişeyler bizim olursa sevinirdik çocukça kalplerimizle.bayramlıkta aldıysa babamız hani bizden mutlusu yoktu o bayram.ey gidi günle ey dememek eldemi şimdi. bayramda yaklaşırken şimdiki çocuklarla kıyasladım eski bizi.ne alırsan al sevinmiyo çocuklar,hatta ne aldığıma bile bakmıyorlar çoğu zaman.çok mu buldular acaba ?evet evet yokluğu bilmedikleri için varlık onları sevindirmiyor.bazen diyorum ki zaman hep aynı yerda kalsaydı.gaz lambası ışığında ders çalışaydı talebeler,çeyiz öreydi gelinlik kızlar.ve sohbetler edileydi loş ışıklı,soba yanan odalarda uzuuuun kış geceeri.ne biliym böyle düşündüm işte bu akşam ...daha mutlu olurmuydu insanlar.hepinize sevgiler arkadaşlarım.sevgiler....

26 Kasım 2008 Çarşamba

ikindi çayı

dostlarla bir ikindi çayı.... menüde bunlar, patates salatası, kısır vardı ama bir bloğum olduğunu hala bilmeyenler olduğu için ve bu kızda ne yapıyor şaşırdı mı neden resim çekiyor masaya diyecekleri için, çabuk çabuk resimlemekten bazı şeyleri kaçırabiliyorum.:)he he:)laf aramızda bu hep böyle oluyor,ancak çok yakınlarımın yanında resim çekebiliyorum gönlümce... soframdaki muhallebili kurabiye sevgili hülya http://buramburam.blogspot.com/ arkadaşıma ait ona sevgilerimi gönderiyorum.gerçekten ilk defa denediğim bir lezzetti ve çok beğenildi sizlerede tavsiye ediyorum, tabi eğer hala denemediyseniz.diğer tarifleride vereceğim.sevgiler efendim............................................

19 Kasım 2008 Çarşamba

mimmmmmmm:))

ooo bende mimlendim.Konunun cevapları okadar çok ki bende nerden başlasam nasıl anlatsam bilmiyorum vallaha ama birascığnı anlatayım :
  • en başta bekletilmeyi hiiiç sevmem o anda randövileşilen yere gelmeyen kişi kimse kim neffffret ederim.(bu sonradan geçiyor afettirmesini bilecen dimi ya):)
  • dışardan gelen klakson seslerinden gece gündüz kendini bir enstrüman(bunu imla kılavuzuna bakıp yazdım ) :)))ustası sanıp kasıla kasıla kornaya asılan şoför müsvettelerinden uyyy neffffret ederim.
  • efenim ev işlerine hiç girmiym mi napıym bilmemki; genelde haftada bir önüme yığdığım koca bir ütülenecek çamaşır dağındanneffret ederim.
  • gitmek zorunda olduğum düğünlerden ve tüm düğünlerden.(benim kadar düğünden nefret eden biri daha varmıdır ki?)bahane bulamamaktan ve bazende bahanenin bile geçerli olamayacağı düğünlere gitmekten neffret ederim.
  • bazı yerlere çocuksuz gitmenin çooook güzel olacağı halde çocuklarla gitmek zorunda olmaktan ve gitmektende kendimi alamamaktan :))
  • eşime sorduğum bugün ne pişireyim sorusuna on senedir cevap alamamaktan ve onun yemekle alakası sadece yemeklerimi beğenmesi ve çok güzel olmuş demekle sınırlı olmasından nefffret ediyorum.bu kadar yemekle alakadar olan birinin böööle kocası olunca çıldırır ,benim karnım sankim acıktı bişeyler alacam sende istermisin sorusuna sakince hayır şeklinde bir kafa sallayış ...uşşşş tıkandım haa:))
  • yıkanmış ve kurumuş çamaşırları katlayıp yerlerine yerleştirmek.her biri ayrı yere ,yoksa aradığında bulamassın...
  • bitişik komşumuzun zırt pırt kapı çalmasından ve az geç kalsam açmaya ,adımı bağıra bağıra tüm apartmana ezberletmesinden neffffret ediyorum.ne biçim iş yhaf evde yok numarası bile yapamıyom.:))neysem çok gerildim taa anlatmiycaaam eldim gittimm

bunların yanında milyonlarca çok sebebimde hayatı sevmek için var:))sevgili Ümmü Gülsüm'ün( http://anneperi.blogspot.com/) attığı pası ben direk kaleye yolluyorum ve gooool diyorum çünkü kimi mimliyeceğimi pası kime atacağımı bilemiyorum he he:))

17 Kasım 2008 Pazartesi

tahinli kurabiye

tahinli tatlar sevenler için çok güzel bir kurabiye.ben çok seviyorum bu kurabiyeyi.bunu yerken çatlak patlak yusyuvarlak diye bi tekerleme var ya onuda söyleyin bence:)))çünkü;çapçatlak oluyorlar:))benim çocukların ikiside yemiyo tahinli kurabiyemden.bende hep sizin istediğinizimi yapcam diye kızıp eşimle kendime yapıyor ve afiyetle yiyorum.sizde denerseniz afiyet olsun. MAZEMELER: Yarım su bardağı tahin 2 su bardağı şeker( ben daha az kullandım) 1 su bardağı fındık yada ceviz içi 1 su bardağı sıvı yağ yarım paket kabartma tozu aldığı kadar un YAP BAKALIM: -Hamur yoğurma kabına önce:tahin şeker sıvı yağ koyup karıştır, -daha sonra:4 su bardağına yakın unu ve kabartma tozunu ilave et -çekilmiş fındık yada ceviz içini ekleyip yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğur gerekiyorsa un ilave et. -hamura uzun kalın çubuk şekli verip verev kes ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye diz. -hafif pembeleşinceye kadar 170 derecede pişir...sonrada biraz soğuyunca oturup bir güzel çay keyfi yap:))işlem tamam

12 Kasım 2008 Çarşamba

taze hamsi varrrrr:))

kış yaklaşırken karadeniz sofralarının baş tacı sofraları süslemeye çoktaaan başladı.Benim gibi tembeller ve eve sinen kokusundan kaçanlar içinde çeşitli alternatifler var tabi ama mübareğin tadıda en güzel böyle çıkıyor.çok seyrek olmakla beraber arasıra benimde mutfağıma girer kendileri.Bazen fırında tepside ekşili,bazen fırında folyoda nasıl isterseniz öyle yeterki yenilsin,yeterki faydasından faydalanılsın.AFİYET OLSUN.