22 Nisan 2009 Çarşamba
bir küçük yusuf vardı!dilerim yine olsun o yusuf..
17 Nisan 2009 Cuma
NE BİLEM!NE BİLMİYEM!...........
Çocuk olmak istiyorum’’ diyorum kimseler duymadan, içten içe…
Ne tuhaf ! Küçükken, hep büyümek isterdim…
Büyümek ve her istediğimi yapabilmek…
Şimdilerde ne çok gülüyorum, o zamanlar içten gelen isteğime..
Bir zamanlar 18 yaşında olmak, ne kadar büyük birşeydi benim için !
Sanki hayat değişecekmiş gibi bekledim doğduğum günü…
Ve birgün o gün geldi, artık 18 yaşındaydım…
Ne değişti?
Hiçbirşey…Koca bir hiçbirşey…
Hoş neyin değişmesini bekliyordum ki?
Cevap isteme, cevabım yok!
Masumdu tüm duygular ozaman…
Ne çok ağlardım…
Kimseler görmezdi gözyaşlarımı……
Daha çocukken , hayallerimi cebime koyup, unutmuştum rüyalarımı…
Olgun, sorumluluk sahibi, ne yapması gerektiğini bilmesi gereken küçük bir kız…
Herşeyi taa ozamanlarda bile içime atardım…
Kendi içimde çözmeye çalışmak yapmaya çalıştığım en zor davranıştı belki de…
Sevgimi belli edemez, hep kaçardım sevgi gösterisinde bulunanlardan…
Bu özellik hala benimle !
‘’Kelebek ‘’derlerdi bana arkadaşlarım..
Ozaman sebebini anlayamazdım..
Şimdilerde anlıyorum..
Kelebekler çok narindir, en ufak birşeyde kırılırlar ya işte sebep bu !
Hiç kırılamazdım ki oysa…
Ne ozaman ne de şimdi!
Hep anlayış ve sabırlı olmak bana yapışan hem en iyi hem en kötü özellik olsa gerek…
Şimdi ?? yaşındayım…
Ve yine ne tuhaftır ki, büyüme isteğim tersi bir hal aldı..
Artık küçülmek istiyorum…
Kapris yapmak, şımarmak istiyorum…!
Herşeye gülmek, durup dururken ağlamak…
Sokaklarda koşuşturmak...
İçimde, kaygılara yer vermeden yaşamak…
O an ne düşünüyorsam yapmak istiyorum belki de…
Ozamanlar ne yapsan çocuk olduğundan hoş görülür ya,
İşte ben o hoşgörüyü özlüyorum…
Bayramlarda sabahın erken saatlerinde herkesten önce kalkıp, bayramlıklarımı giymek, doyasıya şeker yemek istiyorum…Ta ki babam ‘’dur kızım, dişlerin çürüyecek’’ diyene kadar…
Geceleri karanlıktan korkup, ısığı söndürmeden uyumak istiyorum…
Yaramazlık yapıp, kaçmak istiyorum annemden…
Birde annemin yanında uyumak istiyorum, sıcacık…
Sözün özü ; çocuk olmak istiyorum…
Büyümek ; kötüleri tanımakmış…
Büyümek ; susmakmış..
Büyümek ; çaresizliğe boyun eğmekmiş..
Büyümek ; acıyı en derinlerde yaşamak,
sonra o acı ile gülebilmekmiş..
Herseyi anlamakmış büyümek..
Evet anlıyorum artık herşeyi..
Ve anladığıma, ağlıyorum çaresizce…
Şimdilerde küçükken sebepsiz yere akıttığım gözyaşlarımı özlüyorum..
Herkese küçük bana büyük gelen mutluluklarımı istiyorum.. Ben dileğimi geri aldım!
Çocuk olmak istiyorum…
Doyasıya çocuk olmak ...
Sevimli, mutlu, küçük bir kız çocuğu…!
Bu mümkün mü? ??????????????????
ŞİMDİ GELELİM BANA EFENDİM:)))
BU YAZIMA DA BAKIPTA SAKIN BU KIZ HALA SIKKIN*TAKMIŞ TAKIŞTIRMIŞ KARAMSARLARI DİYE DÜŞÜNMEYİN,İYİYİM ALLAHA ŞÜKÜR HENÜZ KAFAYI YEMEMİŞ OLMAKLA BERABER,SİZLERİ DE ÇOK ÖSLEMEKTEYİM CANLAR.BU ŞİİRİ BEĞENDİM PAYLAŞMAK İSTEDİM HEPSİ O KADAR.HA ARASIRA ÇOCUK OLMAYI ÖZLEMİYOR DA DEĞİLİM HANİ!
ŞU ARALAR BİLGİSAYAR BAŞINA OTURMAK GELMİYO İÇİMDEN YEMEK,PASTA TARİFİ YAZASIM YOK NE YANİ YALANMI DİYM BÖYLEYİM BU ARALAR AMAAAAAAAAA ŞİMDİ Bİ OTURDUMYA DEVAMI GELİR HERHAL:))))
BU ARA ÇOK KIZGINIM İNSANLARA
HERKESE DEĞİL TABİKİ İNSAN SURETİNE BÜRÜNMÜŞLERE BENİM İSYANIM,İYİ NİYETTEN İSTİFADE EDENLERE,NANKÖRLERE,HEP BANA DİYENLERE KARAKTERSİZLİKLERİNİ HER YERE SIĞDIRMAYA ÇALIŞANLARA,KENDİ MENFAATİ İÇİN KARŞISINDAKİNİ BULAŞIK SÜNGERİ GİBİ ÇEKEN,İT OĞLU İT DİYESİM VAR AĞZIMI BOZMAK İSTEMESEMDE...BU ADAMCIKLAR KENDİLERİNE BİR ŞEY VEREBİLECEK İNSANLARA EN İYİ DOST GÖZÜYLE BAKIP KAZIĞI ATTIKTAN SONRA KAYBOLAN ANLAM DEĞİL CİSİM ADAMLARI İŞTE....
HELALİNDEN AKITILAN BİR DAMLA TER ÜZERİNE ÇIKAR HESAPLARI YAPAN İNSANLAR İNSAN MIDIR? SORUYORUM SİZLERE... NE DİYEYİM GÜN OLUR DEVRAN DÖNER.
CANLAR BEN HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM BAKIN DERTLEŞTİM SİZLERLE ARAMIZ DA KALSIN HA KİMSEYE ANLATMAK YOK.SEVGİLER HEPİNİZE...
bizde adı bu:ekşili.))))
8 Nisan 2009 Çarşamba
aslında" ben geldim mi?"
Ben Geldim
Uzaklardan…
Aşkın adının kulağa okunmadığı,
Sevdaya ihanet edilmediği,
Sözün başladığı ve sonun olmadığı,
Diyarlardan…geldim.
* * * *
Çok uzaklardan …
Yaratılmış olduğumuzdan dolayı… yaratanı,
Sevgimizden dolayı.. dostu,
Kanımızın akışından dolayı… kardeşi,
Bizi doğurandan ötürü… Annemizi,
Canların pazarlarda satılmadığı,
Diyarlardan…geldim.
* * * *
Dönmek istiyorum…
Lakin gözlerim yorgun,
Yüreğim ürkek,
Aklım başımda değil,
Bir bilinmeyen denklemi çözermiş gibi.
* * * *
Gitmek istiyorum…
Lakin beden yerinde saymakta,
Ruhum adeta bedeni terk etmekte,
Mıknatıs misali bir bilinmeyen beni çekmekte.
Sorsalar beni, bana… henüz kapıdan yeni girdim.
19 Mart 2009 Perşembe
elmalı bişey:))
3 Mart 2009 Salı
unoyla pasta
kreması:
4 su bardağı süt
12 çorba kaşığı toz şeker
4 çorba kaşığı un
1 su bardağı finduk
yarım limon kabuğu rendesi
yarım paket margarin
muz
krema malzemelerinin hepsini soğuk olarak karıştırıp,kısık ateşte devamlı karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim.arada bir kaymak tutmaması için karıştırıp soğumasını bekleyelim.daha sonra üç katlı uno pastabanımızın her katına döşeyelim.ayrıca her katına muz dilimleri ve finduk serpelim.en üstünüde güzeeelce krema ile kaplayalım.süsleme malzemelerini arzuya göre değiştirebiliriz,tabiki kremayıda ister hazır,ister kendi yaptığınız başka bir tarif olabilir:)uno pastabanlarla kendi pişirdiğim pandispanyalardan güzel sonuç alıyorum uğraşmaya da deymiyor:)ben böyle yaptım.
25 Şubat 2009 Çarşamba
geç kalmış sobeeee
-orjinal hababam sınıfı filmleri
-cesur yürek
-sabrina(1954 yapımı olan)
*izlediğim 4 tv prpgramı
-avrupa yakası
- saba tümer'in programı
-bir bulut olsam-(daha ilk bölümünü izleyip tam puan verdim devamına bakmak lazım)
-bazen yarışma programları
*en sevdiğim 4 yemek
-karnıyarık ve tüm patlıcan yemekleri
-yoğurt ve sarımsak soslu kızartmalar
-zeytinyağlılar
-su böreği
*hemen şimdi olmak istediğim 4 yer
-eşim ve çocuklarımla kafamı dinleyeceğim güzel bir yer (tanıdık başka kimse olmayacak biraz bencilce ama)
*bir yağmur damlası olsam nereye düşmek isterim
-bir damla suya ihtiyaç duyan bitkilere
-aşkıma
-çocuklarıma
*ve mimlediğim 4 kişi
-bu mimin üstünden biraz zaman geçtiği için kim cevaplamamış bilemiyorum arkadaşcağazlarım.isteyen cevaplasın.hülyacığıma teşekkür ediyorum.

22 Şubat 2009 Pazar
patatesli börek
5 tane yufka
haşlanmış patates(ben haşladığım patatesi aynı zaman da soğan ve salçalı kavurdum)
biraz peynir
nane
yufkaların içine sürmek için:
2 yumurta bir bardaktan biraz az süt
biraz sıvıyağ
tuz
yapılışı:
1 tane yufkayı açıp tamamına yumurtalı karışımdan sür harçtan gezdir ve rulo yap,diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayıp tepsiye diz.kalan yumurtalı karışımı ya da sadece yumurta sarısı isteğe göre böreğimizin üstüne sür ve fırına ver.180 derece de pişir üzeri kızarıncaya kadar pişsın.çıtır olması için fırından hemen çıkar yumuşak olmasını istiyorsan üzerine başka bir tepsi kapat.daha sonra mı?afiyetle ye...
ben çok severim kendilerini anneciğim bana hep kendi elleriyle açıp yapar bu böreği ama annemi bulamadığım zaman ve çok aklıma düşmüşse bu böreği hazır yufka ile yapıyorum aslında orjinali ellle açılır.ben hamuru elle açıp büyültemiyorum.eh napıym bu da benim beceriksizliğim.yufka açmaktan başka tüm hamur işlerini bilirim ama valla bak:))))))
15 Şubat 2009 Pazar
oldu en sonun da oldu bim bam bom
Benim de bir ödülüm oldu bim bam bom...
canım asiye(http://asiyeninmutfagi.blogspot.com/) ablam bu ödüle beni de layık görmüş ona teşekkür ediyorum.
---seni ödüllendiren arkadaşının linkini vermek
---bu ödülü 7blog sahibine link vererek göndermek
---seçtiğin blog arkadaşlarını aldığı ödülden haberdar etmek.
bunlar da bu ödülü aldıktan sonra yapmam gerekenlermiş.ödülü tüm blog arkadaşlarıma kalbimden gönderdim zaten.hepiniz iyiki varsınız kendime de aferin diyorum iyiki blog açmışım ve sizler gibi arkadaşlara sahip olmuşum diye:))HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM ve kurallar gereği bende 7 arkadaşıma gönderiyorum daha önce aldılarsa da ikinci bir ödülleri olur fena mı?
sevgili nilüfer http://nlferhob.blogspot.com/
sevgili http://bloggersofrasi.blogspot.com/
sevgili funda http://defneylebirlikte.blogspot.com/
sevgili http://limonlukek.blogspot.com/
sevgili taze anne özlem:)))) http://mutfaktayimm.blogspot.com/
sevgili capon http://yolunneresindeyim.blogspot.com/
sevgili smilena http://smilena-smilena.blogspot.com/
BU ÖDÜL TÜM KALBİMLE TÜM ARKADAŞLARIMA GİTSİN TÜM BLOG ARKADAŞLARIM MUTLU VE HUZURLU BİR ÖMÜR GEÇİRSİNLER HAYAT ARKADAŞLARI İLE.....TÜM GÜZELLİKLER SİZLERİN VE SEVDİKLERİNİZLE OLSUN....
13 Şubat 2009 Cuma
sıcak poğaçaya geeeeeeeell:))
malzemeler:
-1,5su bardağı ılık süt
-bir paket yaş maya
-2 çay kaşığı tuz
-1 tatlı kaşığı şeker
-2 yumurta birinin sarısı üzerine
-1 bardak sıvı yağ
-aldığı kadar un
-yoğururken kullanmak üzere yarım bardak kadar sıvı yağ
iç malzemesi:
arzuya göre kıymalı yapılacaksa kapalı poğaça olmalı kıyma kuruyor çünkü,açık olacak sa peynirli maydanozlu harç
yapılışı:
mayayı ılık süt ve şeker karışımı ile kabartıp diğer malzemeleri ekle,yumuşak bir hamur elde edip yoğurma esnasında sıvı yağ ilave et,hafif yağlı bir dış görünümünde olan hamuru mayalanmaya bırak.hamur kabarıp mayalanın ca bezeler koparıp elle şekillendir ve şekildeki şekli ver:))nasıl cümle ama.
afiyetler olsun yapanlara.şekerlere benden sevgiler:)))))))))))
5 Şubat 2009 Perşembe
tatlı ve mimmmm
halleyli pastanın başka bir versiyonu bu da. Hatırlarsanız daha önce tepsi de yapıp yayımlamıştım sizler için.
1 tane halleyi bıçakla küçük karelere bölüp kaselerin içine koyuyoruz.Üzerine hazırladığımız krem şantiyi koyup hafif karıştırıyoruz daha sonra ister çikolata sosu ister çikolatalı puding pişirip koyuyoruz ben puding tercih ediyorum.üzerini fındıkla süsleyip ikramdam önce buzdolabında bekletiyoruz.pratik ve leziz bir tat.tavsiye ediyorum arkadaşlar.afiyet olsun.
VEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE Gel gelelim mimeeeee:-------------:)))
bu mimi ilk gördüğüm de çok hoşuma gitmişti konusu,biri beni mimlese de cevaplasam diyodum.sevgili arkadaşım http://snmzmutfak88.blogspot.com blog sahibi arkadaşıma sevgilerimi yolluyorum ve mimini cevaplıyorum zevkle:
- yakınınız da bulunan ilk kitabı alın
- 161.sayfayı açın
- 5.cümleyi okuyun
- blog sayfasına yazın
- en güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin,yakınınız da bulunan ilk kitabı alın.
şu anda bilgilerine sık sık başvurduğum bir kitap var başucumda,epeydir orda, arasıra başka kitaplar okusamda o, yerini kimseye vermedi çoook zamandır.Prof.Dr.Ahmet Maranki'nin Yaşam Enerjisi adlı kitabı.Ahmet Maranki hakkın da daha çok bilgi için bu siteye uğrayıp bilgilerinden sizler de yararlanın .http://www.maranki.com/ 161.sayfa da kozmik beslenmenin önemi ile ilgili maddeler var.5.cümleyi değil 5.maddeyi yazmak istiyorum müsadenizle:
Suyu,severek,"O'nun adıyla"isteyerek içersek kozmik boyutu değişir."kozmik su"olur.
3 Şubat 2009 Salı
biz pıras diyoruz siz pırasa
zeytinyağlı ve pirinçli pırasayı sanırım bilmeyen yoktur.onun için anlatmıyorum:))
özel istek üzerine yayımlamış bulunmaktayım.diyet yemeği olarak az yağlı olarak yapılıp yenilebilir efendim kendileri...
çocuklarımda bende bazı yemeklerde kısaltmalar yapıyoruz bunun adı pıras mesela.kompostonunki kompos, daha biçok ad var aklıma gelmiyo şu an.pırasa kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden biri,böereğide güzel olur ayrıca etlisini de yaparım arasıra ama zeytinyağlısını daha çok seviyorum.yaparsanız afiyet olsun.
14 Ocak 2009 Çarşamba
ben geldimmmm...pizza yapmaya gitmiştim:-)))

canlar ben geldim hepinizi çok özledim:-)
ben pizzası:-)
pizza hamuru:
yarım paket yaşmaya
bir tatlı kaşığı tuz
bir tatlı kaşığı şeker
bir bardak sıvıyağ
yarım kg un
biraz su ve süt
yapılışı:
kulak memesi kıvamında bir hamur yapılır büyüklüğü size kalmış tek kişilikse tabak büyüklüğünde açılması yeterli.ister üstü kapalı ister açık isteğe göre yapılabilir.
sos:bir yemek kaşığı salça
biraz su ekleyip ketçap kıvamına getirin
bir domates rendesi,biraz fesleğen,bir tutam baharatlı çeşni,kekik,köri,çok az sıvı yağ tüm malzemeyi bir taşım kaynatıp hamuru bununla sıva,daha sonra da üstüne istediğin malzemeyi serip fırına ver.AFİYET OLSUN.
28 Aralık 2008 Pazar
yorgun&yoğun
canım arkadaşlarım o kadar yoğunum ki bu aralar bilgisayarın başına oturacak vakit bulamıyorum desem yeridir:))oğlumun ödevi için oturmuşken Ayşegül arkadaşımın nerelerdesin yazısı beni harekete geçirdi ve bu yazıyı yazmak istedim.
nedense bu aralar gelen giden çok,aklıma da temizlik yapmayı koydum gündelik işlerimi yapasım gelmiyo zorla yapıyom zaten.Yarın öbürgün büyük temizlik yapacam kış ayında bu da neyin nesi demen sakın,benim aklıma eser öyle bazen yeni bi eşya alacağım zaman daha çok olur bu:))oğlumun performans ödevi zımbırtısı var daha 3.sınıfa gidiyor bence tek başına altından kalkabileceği bir ödev değil güya araştırmaya yöneltiyolarmış mış çocukları sankim üniversite öğrencisi tez hazırlıyo dersiniz.ah ah tıkandım haaaaa:)çooook yorgunum çoook yoğunum bedenim durduğu zaman beynim yoğun ne bilem işte eyle bu aralar beden ve zihin dolu....
neysem canlar bekleyin beni anacım gene gelcem.hepinizi seviyorum yorgunluksuz yorgunsuzluk diliyorum size:))
18 Aralık 2008 Perşembe
patates böööreği
canlar sizlere,ikindi çaylarında, pazar kahvaltılarında beğenerek yediğimiz patates böreğini sunuyorum.)sıcakken kahvaltı masalarınızı süsleyen bu börek çocuklarımız içinde çok besleyici;çocuğunuz yemediği şeyleri bu börek sayesinde anlamadan yiyebilir.benim oğluşum pişmiş havuç hiç sevmiyor ama bu böreğin içinde olduğunu bile anlamıyor.bazı çocuklar peynir yemez,maydonoz yemez hatta patates yemeyen bile yiyebilir bence...gelelim malzemelere:
-4 büyük patates
-3 havuç
-2 su bardağı un
-2 adet yumurta
-1 su bardağı süt
-1 su bardağı ufalanmış beyaz peynir
-1 paket kabartma tozu
-yarım su bardağı sıvı yağ
-yarım demet maydanoz
-yarım demet dere otu
-yarım demet nane
-1 çorba kaşığı kuru fesleğen
-tuz,karabiber,susam
gelelim yapılışına:
patates ve havuçları küçük küpler halinde doğrayın(ben robota bütüüüüün malzemeyi atıp hepsini kek kıvamında çırpıyorum patates havuç ne varsa hepsi kendinden geçiyo akılları başlarından çıkıyor:)))
içine kabartma tozu karıştırılmış unu,yumurtaları sütü,peyniri,sıvıyağı,ince kıyılmış maydanoz dereotu,karabiber ,tuz ve fesleğeni katın.iyice karıştırarak hamur elde edin,yağlanmış fırın tepsisine hamuru dökün üzerine susam serpip 200 derece fırında üzeri kızarana dek pişirin.
ben sizin yeriniz de olsam--da olmasam da robotlu tarifi seçerim hem tertemiz,hem kolay, hem malzeme karıştığı için içindekiler pek anlaşılmıyor ama lezzet hıımmmmm nefis.lezzet kaybı yok.ben böyle yaptım.yaparsanız afiyet şeker olsun efendim.sevgiler herkese..
12 Aralık 2008 Cuma
ah nerede vah nerede!...
Her bayramda nedendir bilinmez, çocukluk yıllarında yaşadığımız ve tattığımız bayram sevinçlerinin ve coşkusunun tadını hiç unutmayarak “nerde o eski bayramlar” diyerek derin bir ah çeker ve geçmişe olan özlem duygularımızı dile getiririz.
Acaba bayramlar mı güzelliklerini yitirdi yoksa biz mi bayram sevinçlerimizi? Hatırlıyorum da günlerce önce başlardı bayram heyecanı evlerimizde. Bayram alış-verişleri yapılırdı. Yemekler, tatlılar hazırlanırdı günler öncesinden. Herkesin bayramdan bir beklentisi olurdu. O bayramlarda herkesin birbirine verecek mutlaka bir şeyleri de olurdu. Büyükler ziyaret edilir, küsler barışırdı o bayramlarda. Çocuklar için bayram yeni ayakkabı ve elbise, şeker ve harçlık anlamına gelirdi. Neşe ve coşkuyla beklenirdi bayram sabahları. Hele birlikte yenen bayram yemeklerinin tadı hala damaklarımdadır anılarımda kalsa da.
Millî ve manevi değerlerden yoksunluk, göçler, hızla devam eden sosyal, ekonomik ve teknolojik değişimler gibi birçok unsur, kültürel yapımızın bozulması, aile yapımızın zayıflamasına neden olduğundan artık bayramlarda eski heyecan ve coşku yaşanmıyor.
Bayram denince artık parası olan çoğu insanın aklına tatil amaçlı yapılan geziler geliyor. Herkes bir yerlere gitme telaşında. Beş yıldızlı oteller bu bayramları bekler oldular. Bayramların gerçek amacı yaşanmıyor ama insanlar güzel tatil anılarıyla dönüyorlar. Birde hala o bayram coşkusunu içinde taşıyan ve geride bıraktığımız büyüklerimiz, yaşlılarımız var. Eski alışkanlıklarını sürdürerek hazırlanırlarsa bu bayrama ne gelenin, ne gidenin olduğunu gördüklerinde düşünebiliyor ve anlayabiliyor musunuz hüzünlerini.
Her şey çok geç değil. Gelin yeniden o eski bayramların coşkusunu birlikte yaşayalım. Yine çocukları sevindirelim. Gözleri yolda bizleri bekleyen büyüklerimizin kapı zillerini çalalım, ellerini öpelim, sevindirelim, gönüllerini alalım. Komşularımızla, akrabalarımızla bayramlaşma şansını kaçırmayalım.
Ne dersiniz, beklide bize hala bayram harçlığı vermek isteyenler olacaktır!..
“Ne kadar söz varsa da düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN bu bayram ve tüm bayramlarınız eski bayramlar lezzetinde olsun.
6 Aralık 2008 Cumartesi
4 Aralık 2008 Perşembe
kış türlüsü
yhaf hiç fırsat bulamıyom bilgisayar başına oturmaya,sayfamı yenilemessem arkadaşlarım beni unutur diye geldim:))herkeşlerin sayfalarına bakmaktan benim sayfama vakit kalmıyo valla...sizlerin bloglarını gezmek bana tarif yayımlamaktan daha zevkli geliyor.Hımm neysem tarife geçeyim gerçi bu yemeği bilmeyen yoktur ama olsun ben yazayım adet yerini bulsun geleneği bozmamak adına:-)
malzemeler:
2büyük soğan
2 tane patlıcan
3 tane patates
2 havuç
4-5 diş sarmısak
yarım kilo kadar et
Yapılışı:
etleri kuşbaşı doğrayıp güveç kabının en dibine diz,soğanı iri doğrayıp yay,havuçları halka şeklinde doğrayıp soğandan sonra koy.pişme sırasına göre koyduğumuz sebzelere patlıcan ve patatesi de doğrayıp ekle,bu arada sebzelerin arasına tuz serpmeyi ve sarmısak koymayı da unutmayalım.en son bir bardaktan biraz az salçalı su ve yağ ekleyip ağzını kapayalım güvecimizin.45 dakika sonra servise hazır.(istenilen sebzelerle yapılabilir tabiki,bamyalı,bezelyeli,fasülyeli aklıma gelmiyor şimdi ama çeşitler çoğalabilir.)ben böyle yaptım yapanlara afiyetler olsun efendim...





