16 Haziran 2008 Pazartesi

ibreti alem

kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri,kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en güzel kız çocuğuydu. Onun yanaklarını daya doya öpmek içine çekmek için eğildiğinde: "dokunma bana beni okşamaya hakkın yok senin" diye bir ses duydu.Kadın korkuyla irkilip etrafına bakındı.Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan oydu.Bana yaklaşmanı istemiyorum hemen uzaklaş burdan diye devam etti.Kadın, kendini toplayarak:''Çocuklarımız hep erkek oluyor,onlar da güzel ama kız çocukları başka.Bu yüzden seni öpmek istedim dedi."Beni öpemezsin benimde seni öpemeyeceğim gibi' diye ağlamaya başladı bebek.Neden öpemezsin ki ? diye sordu kadın. Bebek, ağlarken: "Bunun sebebini bilmen gerekir,düşünürsen bulacaksın.dedi." Kadın, kendine geldi. Özel bir hastanenin odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu.Doktor, "geçmiş olsun hanımefendi" dedi."Başarılı bir kürtajdı doğrusu. Ha..! Sahi, "kız"mış aldırdığınız bebek." ...

TÜRKİYE TÜRKİYE TÜRKİYE

YÜRÜYÜN ARSLANLAR KİM TUTAR SİZİ... bizi çok sevindirdin -türk milli-diğer maçlarda başarılar allah yardımcınız olsun.yer gök inlesin bu sesi dinlesin hep seninleyiz TÜRKİYE

fatihin çocukları

işte fatihin çocukları işte TÜRKİYE...hırvatistanla yapacağın karşılaşmada da dualarımız seninle.

14 Haziran 2008 Cumartesi

ahh rejim!

güya rejimdeyim.aklıma diyet yemeklerde gelmiyoki hiç.salata yemekten içim dışım salata oldu.)var bi kaç bişey ama yetermi hiç?çeşit istıyom yha:))zaten tatsız tuzsuz bişeler:)neyse patlıcanı çok severim köydeyken mangalın sonunda atardık birer tane köze,ey gidi günler ey...havadar havadar ...ben eskideki tost yapan aleti kullandım hani elektriksiz ocağın üstünde evire çevire pişirilen.napıym mangalım yok közüm yok apartman apartman yaşıyoz valla.allah daha kötüsünden esirgesin gene arada gözümüz köy görüyo köylerimiz yakın bize de allahtan yoksa otur dur betonların içinde.uuuuu ne çok konuştum neyse yaparsanız afiyet olsun.

25 Mayıs 2008 Pazar

kakaolu pasta

PANDİSPANYA: 3 yumurta 3kahve fincanı toz şeker 3kahve fincnı un 1 çorba kaşığı kakao 1 çay fincanı süt 1pkt kabartma tozu KREMA: 4 su bardağı süt 12 çorba kaşığı toz şeker 3 çorba kaşığı un 3 çorba kaşığı kakao 1 su bardağı iç finduk tarım çay bardağı hindstan cevzi yarım limon kabuğu rendesi yarım paket margarin YAP: toz şeker ve yumurtalarıboza kıvamına gelinceye dek çırp -içine unu,kakaoyu,kabartma tozunu,1 çay finc sütü döküp iyice karıştıralım ve bu karışımı yağlanmış kalıba dökelim 170 derecede pişirelim -kek soğurken kremayı hazırlıyalım:malzemelerin hepsini soğuk olarak karıştırıp kısık ateşte devamlı karıştırarak muhallebi kıvamı alana dek pişirelim -kekimizi ikiye böldükten sonra arada bir kaymak tutmaması için karıştırdığımız kremayı biraz soğuduktan sonra, sütle ıslattığımız kekimizin arasına yarısını doldurup fınduklarında yarısını serpip diğer parçayı kapatalım -kekin üstünüde yanlarınıda kalan kremayla kaplıyalım -üstünü fındıklarla ve hindistan ceviziyle süsleyip buz dolabında beklettikten sonra servis yapalım. hımmmmmmmmmm.afiyet olsun.

20 Mayıs 2008 Salı

mektup böreğiye#:))

ilk defa katılacak olduğum kahvaltı etkinliği Ye#için hazırladığım böööööörekleri yeni tanıştığım özlemciğim için yayımlıyorum.umarım herkesin hoşuna gider.seni tanıdığıma gerçekten memnun oldum.mutfaktayım blog sahibesi hanımefendi:)) oohh kim tutar bizi. malzemeler: 2 su bardağı su 1/2çay bardağı sıvı yağ 6 su bardağı un 1 paket teryağı veya margarin 1/2çay bardağı sirkeve tuz içi: 150gr beyaz peynir veya çökelek 1 demet maydanoz biryumurta üzeri için hazırlanışı: elenmiş unu havuz gibi açalım.içine suyu,sıvıyağı,sirkeyi,1tatlı kaşığı tuzu ilave ederek özlü bir hamur yoğuralım.hamuru şeffaf folyo ile kapatıp 15 dakika dinlendirelim.daha sonra hamurdan 15 tane beze elde edip,bezeleri üçerli gurup halindeayıralım.merdaneyle üç bezeyi ayrı ayrı açıp servis tabağı büyüklüğüne getirelim.her 3 yufkanın üzerine erittiğimiz yağı sürelim üstüste serelim.üçüncü yufkanın üzerinede sürüp karşılıklı kenarlarını bohça kapatır gibi kapatalım ve dondurucuya koyalım geri kalan bezelerin her bir üçünede aynı işlemi tekrarlayıp dondurucuya koyalım.sonra ilk koyduğumuz hamuru alalım ve kare açıp dörde bölelim

14 Mayıs 2008 Çarşamba

un kurabiyesi

1çay bardağı sıvı yağ 250gr tereyağı yada margarin yarımdan biraz fazla su bardağı pudra şekeri 4 yemek kaşığı nişasta 1 paket vanilya 4,5-yada 5 su bardağı un arzuya göre üstüne serpmek için pudra şekeri YAPILIŞI: oda sıcaklığındaki yağ ve şekeri mıncıklayarak karıştır,sıvıyağı vanilyayı ve unu,nişastayı karıştırıp kulak memesi kıvamında hamur elde et.şeklini şemalini sen arzuna göre oluşturup 150 derecede pişir.içi pişmiş ve hala beyazken fırından al pudra şekeri serp.AFİYET OLSUN. bu kurabiye çok basit olduğu için en zamansız zamanlarımda bile kurabiye ihtiyacımı karşılıyor:))

-ANNEM-

28 Nisan 2008 Pazartesi

mmmm... mönümüz

yıldönümü sofrası

25 nisan

hayatımla, hayatımızı birleştirdiğimiz yılın dokuzuncu dönümü...güzel bir masa hazırlayıp aşkımı bekledim.evin her tarafında mumlar, kapıdan başlayarak yemek masasına kadar.Bütün günü alışverişte geçirip saat beşte eve döndüm.üç sat içinde bir çok şey hazırladım.valla bende şaştım kendime:)demekki isteyince oluyormuş desemde siz inanmayın kapı zili çalınca nefes nefese açmamak için beklettim kapıda aşkımı biras:)neyse velhasılı kelam kızımı uyuttum oğlan babaannede sessiiiiiz bir ortam bizim şarkımız çalıyo fonda...sadece mumlar aydınlatıyor evi, duygulandık ikimizde, dokuz sene dile kolay.ALLAH ömür boyu bu dokuz senede olduğu gibi mutlu eder bizi inşallah.

milföyden kıymalı sepet

23 Nisan 2008 Çarşamba

hafta sonu gezmesi

< güzel bir pazar günü çocuklarımızla birlikte güzel bir gezme yaptık.bu kendimizden çok çocuklar için düşünülmüş onlar koşsun oynasın çimenlerde yatsın diye... VE hayvanlara bayıldılar özelliklede kızım küçüğünü alalım evimize götürelim diye tutturdu.buzağı gerçekten çok tatlıydı.

7 Nisan 2008 Pazartesi

ayla abla sana bunlar

nedense köyde gezerken aklıma sen geldin özlediğini söylemiştinya birazcık özlemini giderirsin.bu çiçekler de sana......

zigana

daha yeni açmaya başladı çiçekler,yeni ısıtmaya başladı bahar güneşi,ağaçlar hep tomurcukta, rüzgarlar esiyor açmalarına yardımcı olmak için.tüm köylü iş başında toprağa hizmette,toprak anada öyle yapacak çünkü zamanı geldiğinde, verecek bizlere istediğimizi...nisan ayının sonunda -mayısın ilk haftalarında gelin gibi olur köyüm.süslenir püslenir tüm ağaçlar gelinliğini giyer.abartısız böyle olur bende nisan ayının sonunda evlenmiştim hep birlikte yapmıştık bunları...hep aynı tarihte o güzellği mutlaka görmeye giderim bu sefer sizlerlede paylaşacağım.bakalım mevla neyler, neylerse güzel eyler.

güpgüzel ziganam

karlı dağa bakarmısınız bize tepeden bakıyor nasılda mağrur!zigana'dan toroslar'a feryadım yansır dağlara......

zigana'm

bu hafta sonu köyde idim.canlanmaya başladı köy baharla birlikte,soğuktu hava baharda olsa çünkü;hemen yanıbaşımızdaki dağlarda kar vardı.

zigana tarihi ipek yolu

tarihi ipek yolunun bir kolu bu köprünün üzerinden geçiyordu.Bir kısmı hala ayakta olan bu köprüyü belki birdaha fırsatını bulamam diye görüntüledim.deve kervanları çin ipek ticaretini bu yoluda kullanarak gerçekleştirmişler.